Haber: Savaş KALKAN(TOKAT) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Cumhuriyet'in kamucu üretim yaklaşımından uzaklaşıldığını ifade ederek tarım, eğitim ve istihdam politikalarını eleştirdi. Kaya, "Bizim mücadelemiz cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırma, halkın iradesini egemen kılma ve cumhuriyetin kazanımlarını sosyal adaletle büyütme mücadelesidir.
Biliyoruz ki, iktidara giden yol halktan geçer" diye konuştu.CHP Parti Okulu İl Yönetici Eğitimi, Tokat'ta gerçekleştirildi. Programa CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya'nın yanı sıra Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Zarife Üngör, Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Ferhat Özdemir, parti il yöneticileri ve ilçe başkanları iştirak etti.Programda söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP'nin herhangi bir siyasi parti olmadığını, bedel ödeyenlerin ve Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden yürüyenlerin partisi olduğunu belirtti.Cumhuriyet'in üretim ve kalkınma anlayışından uzaklaşıldığını ileri süren Kaya, Turhal Şeker Fabrikası'nın özelleştirilmesine tepki verdi.
Fabrikanın Cumhuriyet'in ekonomik bağımsızlık ve kalkınma anlayışının önemli kazanımlarından biri olduğunu belirten Kaya, "Cumhuriyet fabrikalar kurdu, özelleştirme tokadı yoksullaştırdı. 1934 yılında başlayan Turhal Şeker Fabrikası, Cumhuriyet'in ekonomik bağımsızlık ve kalkınma anlayışının en büyük eseridir. Ancak 2018 yılında Turhal Şeker Fabrikası özelleştirildi.
Bizim itirazımız üretime değil, Cumhuriyetin kamucu üretim anlayışının terk edilmesine, çiftçinin ve emekçinin piyasanın insafına terk edilmesinedir" değerlendirmesini yaptı.
"ÇİFTÇİ MAZOTUN, GÜBRENİN ALTINDA
EZİLİYOR"Tokat'ın tarımsal üretim kapasitesine vurgu yapan Kaya, yükselen girdi maliyetlerinin çiftçileri güç durumda bıraktığını söyledi. Geçen yıl şeker pancarı hasadı sırasında mazotun litresinin 42-45 lira olduğunu, bugün ise 100 liraya çıktığını belirten Kaya, pancar fiyatlarında aynı oranda artış yaşanmadığını kaydetti.Kazova, Erbaa, Niksar, Zile, Turhal ve Artova'nın tarımsal zenginliklerine dikkat çeken Kaya, "Tokat yaprağı, Niksar cevizi, Zile pekmezi bu kentin üretim zenginliğidir.
Ama çiftçi mazotun, gübrenin, sulamanın maliyeti altında eziliyorsa, ürününü kaça satacağını bilemiyorsa olmaz. Planlı tarım yapılacak, sulama yatırımları tamamlanacak, kooperatifler güçlendirilecek" dedi.
"GENÇLERE 'NEDEN GÖÇ EDİYORSUNUZ' DİYE SORULABİLİR
Mİ"Kaya, Tokat'ta kapatılan fabrikaların kent ekonomisi ve istihdam üzerindeki etkilerine değinerek, 2008'de kapatılan Tokat Sigara Fabrikası'nın tütün üreticileri ile esnaf bakımından olumsuz sonuçlar ortaya çıkardığını ifade etti.Fabrikaların sadece üretim yapılan yerler olmadığını, aynı zamanda istihdam ve ekonomik bağımsızlık anlamına geldiğini vurgulayan Kaya, "Bir kentin fabrikalarını kapatıp sonra gençlere 'Neden göç ediyorsunuz?' diye soru sorulabilir mi?
Fabrikalar yalnızca üretim değil, iş, aş, ekonomik bağımsızlık ve gelecek demektir" ifadelerini kullandı. Konuşmasında Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) 12 Eylül askeri darbesinin ürünü olduğunu söyleyen Kaya, kurumun üniversiteler üzerindeki etkisini eleştirdi. Üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme ve ulaşım problemlerinin giderilmesi gerektiğini belirten Kaya, "Bu devlet öğrencisine bir kalıp sabunu, bir tas sıcak çorbayı veremiyorsa buna sosyal devlet dememiz mümkün değildir" diye konuştu.
"İKTİDARIN YOLU ÖRGÜTLÜ MÜCADELEDEN
GEÇER"Niksar ve Erbaa'dan geçen Kuzey Anadolu Fayı'nı anımsatarak güvenli konutlar ve okullar inşa edilmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan Kaya, "Bizim mücadelemiz yalnızca iktidar kazanma mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırma, halkın iradesini egemen kılma ve cumhuriyetin kazanımlarını sosyal adaletle büyütme mücadelesidir.
Biliyoruz ki, iktidara giden yol halktan geçer. İktidarın yolu örgütlü mücadeleden geçer" ifadelerini kullandı.



